Isı Yalıtımını Kim Buldu? Bir Malzemenin Değil, İnsan İhtiyacının Hikâyesi Bazen soğuk bir odada battaniyeye sarıldığımda ya da yaz sıcağında serin bir eve girdiğimde aklımdan aynı soru geçiyor: İnsan ne zaman “ısıyı içeride tutmayı” ya da dışarıda bırakmayı öğrendi? “Isı yalıtımını kim buldu?” sorusunun tek bir mucidi yok. Aslında yalıtım, insanın çevresini gözlemleme, rahatsızlığı azaltma ve daha güvenli bir yaşam alanı oluşturma çabasının binlerce yıllık sonucu. Eski toplumlar saman, çamur, yün, ahşap, taş ve mantar gibi doğal malzemelerden yararlanıyordu. Mısır’da saman katkılı kerpiç, Roma dünyasında ise mantar ve yün gibi malzemeler kullanılmıştı. MDPI Fakat bu hikâyeye psikolojik açıdan baktığımızda daha…
Yorum BırakGünlük Yorumlar Yazılar
Kilisinsesi okurları için hazırlanan bu yazı, Esenlerden Fay hattı geçiyor mu konusunda rehber niteliği taşıyor. Esenler’den Fay Hattı Geçiyor mu? Deprem Riskinin Ekonomik Anatomisi Bir ev satın alırken aslında yalnızca duvarları, metrekareyi ve manzarayı satın almıyoruz. Zamanımızı, gelirimizin geleceğini ve güvenlik algımızı da o eve bağlıyoruz. Kaynakların kıt, seçeneklerin sınırlı olduğu bir dünyada her tercih başka bir tercihten vazgeçmek anlamına geliyor. Esenler’de “Bu bölgeden fay hattı geçiyor mu?” sorusu da bu nedenle yalnızca jeolojik bir soru değil; konut fiyatından kiraya, kredi kararından kamu harcamalarına kadar uzanan ekonomik bir tercih meselesi. Önce temel sorunun yanıtı: Esenler’den fay hattı geçiyor mu? Kısa…
Yorum BırakKoltuk Altından Ateş Ölçmek Doğru mu? Ekonominin Kaynak, Seçim ve Güven Meselesi Hayatın birçok alanında olduğu gibi sağlıkta da verdiğimiz küçük kararlar, aslında sınırlı kaynaklarla nasıl seçim yaptığımızı gösterir. Bir termometreyi vücudun neresinde kullanacağımız basit bir tercih gibi görünse de arkasında zaman, para, bilgi ve güven gibi kıt kaynakların yönetimi vardır. Bir anne çocuğunun ateşini ölçerken yalnızca bir sıcaklık değeri aramaz; doğru kararı hızlı vermeye, gereksiz harcamadan kaçınmaya ve olası riskleri azaltmaya çalışır. Bu açıdan bakıldığında “Koltuk altından ateş ölçmek doğru mu?” sorusu yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda ekonomik bir karar problemidir. Ekonomi, kaynakların sınırlı olduğu dünyada insanların nasıl seçim…
Yorum BırakDS-160 Formunda Değişiklik Yapılabilir mi? Hatalarla Yüzleşmenin Psikolojik Haritası İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri düşündüğümde, bazı anların insan zihninde diğerlerinden çok daha büyük yer kapladığını fark ediyorum. Bir form doldurmak, çoğu kişiye yalnızca teknik bir işlem gibi görünür. Ancak özellikle göçmenlik, vize veya resmi başvuru süreçlerinde küçük bir kutucuğa yanlış bilgi yazmak, insanın zihninde büyük bir belirsizlik dalgası oluşturabilir. “Ya yanlış yaptıysam?”, “Bu hata başvurumu etkiler mi?”, “Geri dönüşü olmayan bir şey mi yaptım?” gibi sorular yalnızca bilgi eksikliğinden değil, insan beyninin belirsizliği yönetme biçiminden kaynaklanır. DS-160 formu da bu psikolojik yükün yoğun hissedildiği süreçlerden biridir. Amerika Birleşik…
Yorum BırakDünyada ağırlık en fazla nerededir ile ilgili güncel ve anlaşılır bilgiler için Kilisinsesi tarafından hazırlanan bu metne göz atın. Dünyada Ağırlık En Fazla Nerededir? Yerçekiminin İzinde Tarihsel Bir Yolculuk Geçmişin izlerini anlamaya çalıştığımızda aslında yalnızca eski çağları değil, bugün içinde yaşadığımız dünyanın nasıl şekillendiğini de daha iyi kavrarız; çünkü insanın doğayı, gökyüzünü ve kendi varlığını sorgulama biçimi, tarihin her döneminde bugünün düşüncelerine ışık tutmuştur. Dünyada ağırlık en fazla nerededir sorusu ilk bakışta yalnızca fiziksel bir merak gibi görünse de, bu soru insanlığın doğayı anlama serüveninin önemli bir parçasıdır. Yeryüzündeki her cismin maruz kaldığı yerçekimi kuvveti aynı değildir. Dünya’nın şekli, dönüş…
Yorum BırakTereson Kullanmak Zararlı mıdır? Terleme, Beden ve Bilginin Sınırları Üzerine Felsefi Bir İnceleme Bir insan aynanın karşısında durup kendine şu soruyu sorsa: “Bedenimi değiştirmeye çalışırken aslında kendimle olan ilişkimi mi değiştiriyorum?” Bu soru yalnızca kozmetik bir tercihin değil, insanın varoluşuyla kurduğu bağın da kapısını aralar. Çünkü terleme, yalnızca fiziksel bir süreç değildir; utanma, kabul görme, özgüven, toplumsal beklentiler ve beden algısı gibi birçok katmanı olan insani bir deneyimdir. Bir ürünün zararlı olup olmadığını anlamaya çalışırken aslında daha derin sorularla karşılaşırız. Zararı nasıl tanımlarız? Bir maddenin vücudumuza etkisi mi daha önemlidir, yoksa onu kullanma nedenlerimiz ve bu kullanımın hayatımızdaki anlamı mı?…
Yorum BırakGalataport’a Giriş Ücretli mi? Tarihsel Perspektiften İstanbul’un Yeni Liman Hikâyesi Bir şehrin bugünkü yüzünü anlamak için geçmişte bıraktığı izlere bakmak gerekir; çünkü taşların, kıyıların ve meydanların hafızası yalnızca eski hikâyeleri anlatmaz, aynı zamanda bugün nasıl bir şehirde yaşadığımızı da sorgulamamıza yardımcı olur. Galataport’a giriş ücretli mi? Bugünün sorusuna geçmişin ışığında bakmak İstanbul’un Karaköy ile Fındıklı arasındaki kıyı şeridinde yer alan Galataport İstanbul, bugün yalnızca bir alışveriş, kültür ve gastronomi alanı olarak değil, aynı zamanda kentin denizle kurduğu ilişkinin yeniden yorumlandığı tarihsel bir mekân olarak görülüyor. En çok merak edilen sorulardan biri olan “Galataport’a giriş ücretli mi?” sorusunun cevabı ise günümüz…
Yorum BırakGiriş — Ekonomik Bir Düşünceyle “Başı Ağrıyan Bebek” Sorununa İçten Bir Bakış Hayat bazen bizi, en savunmasız oldukları anlarda korumamız gereken bebekler üzerinden — kaynakların kıtlığı, seçimlerin zorunluluğu ve sorumluluklarımız üzerine — düşünmeye zorlar. Elinizde sınırlı zaman, para ve sağlık hizmeti imkânı olduğunda; “Başı ağrıyan bebeğe ne yapılır?” sorusu yalnızca tıbbi bir soru olmaz — aynı zamanda mikro ve makro ekonomik dengeler, kamu kaynakları, aile bütçesi ve toplumsal refah gibi büyük meselelerle de doğrudan ilintili hale gelir. Bu yazıda, bu insani meseleye bir “ekonomi merceği” takarak yaklaşacağım. Çünkü her karar, bir fırsat maliyeti taşır; ama her doğru yatırım, toplumsal refahın…
Yorum BırakEndüstriyel Cam ve Seramik Ne İş Yapar? Ekonominin Görünmeyen Yapı Taşları Üzerine Bir Analiz Kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada her tercih aslında başka bir ihtimalden vazgeçmek anlamına gelir. Bir fabrikanın yeni bir üretim hattına yatırım yapması, bir devletin enerji politikası belirlemesi ya da bir tüketicinin hangi ürünü satın alacağı yalnızca teknik bir karar değildir; bunların tamamı ekonomik sonuçlar doğuran seçimlerdir. Bazen günlük hayatın içinde fark etmediğimiz malzemeler, aslında küresel ekonominin en kritik halkalarını oluşturur. Cam ve seramik de bu görünmez ancak güçlü yapı taşları arasında yer alır. Bir pencerenin enerji verimliliğinden akıllı telefon ekranına, hastanelerde kullanılan tıbbi ekipmanlardan uzay teknolojilerine…
Yorum BırakGiriş: Bir Tahıl Tanesi Bize İnsan Hakkında Ne Söyler? Bir insan eline küçük bir bulgur tanesi aldığında aslında yalnızca bir gıdaya değil, binlerce yıllık bir kültür mirasına, doğayla kurulan ilişkiye ve bedenle kurulan karmaşık bağa dokunur. Fakat şu soru zihnimizde yankılanabilir: “Bir besin gerçekten iyi ya da kötü olabilir mi, yoksa ona yüklediğimiz anlamlar mı onu böyle tanımlar?” Felsefenin temel dalları olan etik, epistemoloji ve ontoloji tam da bu noktada önem kazanır. Etik bize “Ne yapmalıyız?” sorusunu sorarken, epistemoloji “Bildiklerimizi nasıl biliyoruz?” diye sorgular. Ontoloji ise “Bir şeyin özü nedir?” sorusuyla varlığın kendisine yönelir. Bulgur hakkında konuşmak yalnızca beslenme bilimiyle…
Yorum Bırak